Sovyet devri Azerbaycan edebiyatının ilk yaratıcılarından olan drama ve nesir ustası Abdurrahim Hakverdiyev 17 Mayıs 1870’de Karabağ bölgesinin Şuşa şehri yakınlarındaki Akbulak köyünde dünyaya gelmiştir.
İlk tahsilinin 1880’de Yusuf Bey’in yaz okulunda, sonrasında ise Şuşa real mektebinde almıştır.
1905 devriminden sonra Rusya Devlet Meclisine Gence eyaletinin temsilcisi seçilen Hakverdiyev Petersburg’a yollanır. Meclis dağıldıktan sonra bir müddet daha orada yaşamaya devam eder ve Şah Muhammet Kacar’ın yapmış olduğu facialara ilişkin materyaller toplar. “Leyla ve Mecnun” operası 12 ocak 1908 yılında gösterime sunulduğu zaman Azerbaycan’ın ilk yönetmeni gibi orkestrayı idare eder.
1919 yılında Dağıstan’a Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin temsilcisi olarak gönderilir. 1920 de Bakü’de yeni kurulan Şura Tiyatrosunun komiseri seçilir. 1921-1931 yılları arasında Azerbaycan Devlet Üniversitesinde Edebiyat seminerlerine katılır.
Azerbaycan klasik dramasını dolgun içerikli eserlerle zenginleştiren yazar aynı zamanda nesir eserleriyle ün kazanmıştır. Hakverdiyev’in, devrin önemli meselelerini anlatan komik ve satirik hikâyeleri, XX. yüzyılın evvelinde milli nesirde oluşan arayışları ifade etmek açısından en seciyeli klasik numunelerdir.
Bu eseri yazmaktan maksadım aslı olmayan konuların sıradan Türk halkının kafasında ne derece sağlam bir yer tuttuğunu göstermektir. Medine’nin etrafında peydah olan ejderha ve Âdem ile Havva’nın Hannası (Şeytanın çocuğu) yedikleri hususunda yazılanları okuyanlar diyecekler ki, ‘‘ Bu, tasnif eden tarafından atılmış bir iftiradır.’’ Sizi temin ederim ki bu, iftira ise de müçtehitlerin kitaplarında yazılmıştır. Cahil halk arasında şimdi de var olan; bir kısım aslı olmayan adetleri göstermek, mesela, yatırlara inanmak, kuduz köpek ısırınca doktor yerine topal seyit yanına gitmek, böylece halkın içinden kaldırılması farz olan gelenekleri anlatmayı gerekli gördüm. Şüphe yok ki, cehennemin kendisi aslı olmayan bir mekândır. Ama bu eserde “cehennem” sözcüğü “olumsuz tipler” topluluğu anlamında düşünülmelidir.











