Nihayet bu gece Merv’den, kaderinin şehrinden ayrılıyor, hilafetin hududunu terk ediyordu. En büyük arzusu içinde kalıyordu. Onu tahta çıkaran Horasan’la vedalaşıyordu. Ve ikinci kez ona meydan okuyan cihan şehri Bağdat’ın üzerine gidiyordu.
“Romanı okumam az önce bitti. Saat sabahın dördü… “Bozkurtlar” romanından sonra beni en çok etkileyen kitaplardan birisi “Nisan Ağlar Mayısa”.
Hasan Sağındık
Sanatçı
*Kargaların en az 15 yıl yaşadıklarını biliyor muydunuz?
*Kargalar oyun oynamayı çok sever.
*Kargalar asla unutmazlar.
*Kargaların çok iyi göz hafızasının olduğunu biliyor muydunuz?
*Karga yavrularının yuvalarını terk ettikten sonra anne babalarını ziyarete geldiğini biliyor muydunuz?
*Kargalar da insanlar gibi kindardır fakat aynı zamanda köpekler kadar sadıktır.
Bu kitapta yazarın öykü tadındaki denemelerini okuyacak, ilginç ve faydalı bilgiler edinecek, aynı zamanda anlatımdaki akıcılıktan ve canlılıktan keyif alacaksınız.
Mezopotamya’da güvercinleri kutsal sayarlar, çünkü ayakları nemli toprakta çivi yazılarına benzer izler bırakan bu kuşların Tanrı’nın elçisi olduğuna inanırlardı. Mezopotamyalılar, bu tuhaf, anlaşılmaz ayak izlerini; işaretleri çözebilseler, o zaman Tanrı’nın ne düşündüğünü anlayacaklarını zannederlerdi.
Umutların Vatanı, savaşa doğrudan tanık olanları, savaşanları ve savaşı dışarıdan seyredenleri, sevgiliden uzak geçen yılları, samimi sevdaları, en çok da vatan aşkını anlatan sarsıcı gerçeklerin, sarılacak yaraların yer aldığı bir roman.
Rus İmparatorluğu’nun çöküşü ve Bolşevik Rusya’nın kuruluşu yıllarında yazar kimsesizler yurdu, muhtaç olanlar için aş evleri ve evsizler için barınak sağlama konusunda çok etkin faaliyetlerde bulundu, tüm varlığını son kuruşuna kadar insanlara sundu. Korolenko’nun eserleri Sovyet döneminde de zorunlu ortaokul ders müfredatında yer almıştır. Başka bir deyişle, Rus edebiyatına değer veren herkes bu yazarın eserlerini okumalıdır.
Korolenko, Rus edebiyatındaki Sibirya konusunu geniş bir şekilde ele alarak “Sibirya Öyküleri” dizisi adıyla yayımlamıştı. Yakutistan’ın sert ama büyüleyici doğası içinde insanların kendilerine yer edinmesi ve umut ışığının sönmemesi gerektiğini ustaca yansıtıyordu. Yüz yıl önce yazılan bu öyküler hâlen güncelliğini korumaktadır.
Korolenko, öykülerinde gerçekliği romantik duygularla perçinleştiriyor. Haksızlığa uğrayan halkları savunan yazar Gorki tarafından da desteklenmiştir.