Yazar, bu eserinde Sovyetler Birliğindeki ahlaki çöküşü, Sovyetlerin girdiği tüm toprakların temiz ve saf uluslarını nasıl kirlettiğini, millet ve milliyet kavramlarıyla örtüşmeyen sosyalist yapıyı, yarattığı karakterler ve yaptığı betimlemelerle ustaca eleştirmiştir.
Azatlık romanı dünyanın birçok diline çevrilmiş, birçok ülkede beğeniyle karşılanmış ve 21. Yüzyıl Azerbaycan edebiyatını temsil eden önemli eserler arasında sayıldığından Azerbaycan Kültür Bakanlığının katkılarıyla Türk okuyucu ile buluşmuştur.
Celil Memmedguluzade, ”Danabaş köyünün hikayeleri” ile toplumun çürümüş inançlarını cesurca dile getirmiş halkın kaderine boyun eğmesinin aslında onları sömürenlerin işine yaradığını dramatize ederek temiz ve akıcı bir üslupla anlatmıştır.
Umutların Vatanı, savaşa doğrudan tanık olanları, savaşanları ve savaşı dışarıdan seyredenleri, sevgiliden uzak geçen yılları, samimi sevdaları, en çok da vatan aşkını anlatan sarsıcı gerçeklerin, sarılacak yaraların yer aldığı bir roman.
O da uzun uzadıya avcılığından, hünerinden, dört ayıyı bir günde öldürdüğünden, gece vakti darı tarlasında atmaca ve bıldırcın avladığından, silahsız giderken yolda yüz tilki gördüğünden bahseder ve bunun gibi sohbetler edip zamanın hoş geçmesini sağlar. Bu da kaydedilmelidir ki avcı Kasım’ın uydurma sohbetleri sadece ava dairdir. Kasım diğer konularda yalan söylemez.
1828 Türkmençay antlaşmasından sonra Rusya, Kafkaslar ve İran üçgeninde yaşanan olaylar, müthiş bir edebî dille aynı zamanda tarihsel belgelere dayanılarak anlatılmıştır.
Bu kitapta yazarın öykü tadındaki denemelerini okuyacak, ilginç ve faydalı bilgiler edinecek, aynı zamanda anlatımdaki akıcılıktan ve canlılıktan keyif alacaksınız.
İngiliz edebiyat eleştirmeni Julian Symons’a göre, 1884 yılında yazılmış olan roman sadece dedektif türünün parlak bir örneği değil, aynı zamanda yenilikçi bir çalışmadır. Symons, Agatha Christie’nin Çehov’un bu romanda başvurduğu tekniği 1926’da yazdığı bir eserinde uyguladığını vurgular.