Romanlar
₺680,00
Tüm Siparişlerinizde
%100 Güvenli Ödeme
14 Gün İçinde
1 Gün İçerisinde Destek
Yazar, bu eserinde Sovyetler Birliğindeki ahlaki çöküşü, Sovyetlerin girdiği tüm toprakların temiz ve saf uluslarını nasıl kirlettiğini, millet ve milliyet kavramlarıyla örtüşmeyen sosyalist yapıyı, yarattığı karakterler ve yaptığı betimlemelerle ustaca eleştirmiştir.
SALE 24%
Azerbaycan klasiklerinden olan bu eser, Azerbaycan Kitaplarının Dünyada Tanıtılması Projesi kapsamında Azerbaycan Medeniyet ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla basılmıştır.
‘Küçelere Su Serpmişem’in çevirdiğiniz her sayfasında yormayan, kolay okunan bir kültür hazinesi karşılayacak sizleri; çekinmeden girin o sayfalardan içeri, çok şeyler öğreneceksiniz; insani erdemi, coşkuyu, acıyı ve hüznü bulacaksınız kitabın her sayfasında.
Azerbaycan’ın tanınmış edebiyatçılarından, Büyükelçi, Prof. Dr. Vilayet Guliyev’in bu kitabında az nüfuslu Türk boylarından: Karaimler, Polonya Tatarları, Litvanya Tatarları, Kumuklar ve Hakas Türklerinin tarihi, kültürü; sosyal, siyasî ve askerî alanlarda yetiştirdikleri önemli şahsiyetler konu edilmiş, bu Türk topluluklarının Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerine değinilmiştir. Kitaptaki olgu ve olayların çoğu ilk kez bilimsel düşüncenin dikkatine sunulmuş, geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türk topluluklarının birbirini daha iyi tanımasına hizmet etmesi amaçlanmıştır.
YAZAR BİLGİLERİ:
1996 yılında Vilayet Guliyev Azerbaycan Milli Meclisine (Milli Meclis) seçildi . Ekim 1999’da Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından Dışişleri Bakanı olarak atandı . 2004 yılında Guliyev, Azerbaycan’ın Polonya Büyükelçisi olarak atandı . O zamandan beri Polonya ile askeri-teknik mutabakat imzalanması gibi askeri işbirliğini kolaylaştırmada ve Polonya hükümetinin Azerbaycan petrol ve gazının Odessa-Brody-Gdansk boru hattı üzerinden Polonya ve Ukrayna’ya taşınmasına olan ilgisini artırmada önemli bir rol oynadı . [2] 2010 yılında Guliyev, Azerbaycan’ın Macaristan Büyükelçisi olarak atandı . 2022 Yılında Bosna-Hersek büyük elçi olarak çalışmaktadır.
Akademik unvanlar ve eserler
1990 yılında Guliyev, Filoloji alanında doktora derecesi aldı. 3 monografi ve 300’den fazla yayına imza attı. Guliyev ayrıca 12’den fazla kitap yazdı. Araştırmasının ana konusu, 19.-20. yüzyıllarda Azerbaycan, Rusya , İran ve Türkiye arasındaki ilişkilerde edebiyat ve uygulama tarihinin analiziydi . Vilayet Guliyev, Rusça, Türkçe, Arapça, İngilizce ve Farsça bilmektedir .
1970’lerde Sovyet köylerindeki yeni sınıfın en tipik temsilcisi olan Kolhoz başkanının portresini yaratan yazar, lirik nesrin en önemli isimlerinden biri olarak tabiat ve köy yaşantısını yüreğinde hissetmiş ve edebiyata getirmiştir.
O da uzun uzadıya avcılığından, hünerinden, dört ayıyı bir günde öldürdüğünden, gece vakti darı tarlasında atmaca ve bıldırcın avladığından, silahsız giderken yolda yüz tilki gördüğünden bahseder ve bunun gibi sohbetler edip zamanın hoş geçmesini sağlar. Bu da kaydedilmelidir ki avcı Kasım’ın uydurma sohbetleri sadece ava dairdir. Kasım diğer konularda yalan söylemez.
Bu kitapta; gündelik olayların birçoğunu yazarın bakış açısıyla görecek, sosyal ve psikolojik tahlilleriyle karşılaşacak, zihninizde ve yüreğinizde tatlı bir keyif duyacaksınız.
Nizami Gencevi bu eşsiz söylenceyi yüksek şairlik istidadı ve bilgeliği ile kâğıda döken Türk dünyasındaki ilk ve en büyük şairlerden biridir.
Yaşadığı çağın gereği olarak şiirlerini Farsça yazmak zorunda kalan Nizami, dönemin şahlarına sunduğu eserlerinde Türklüğünü gizleme yoluna gitmemiş aksine, açık bir şekilde beyan etmiştir.
Bu eserde okuyacağınız ve sevgili eşinin ölümünün ardından yazdığı şiirin son mısralarında, eşinin ve o eşinden olan oğlunun, (Türkzadesinin) dolayısıyla kendisinin Türklüğünü net olarak ortaya koymaktadır:
Ağyara gazaplı, bana mihriban,
Gönül yoldaşımdı o nazlı canan.
Türkler tek olmuştu bir göçe muhtaç,
Türkler tek eyledi yurdumu taraç.
O Türküm gittiyse bir gün çadırdan,
Sakla Türkzademi sen, ey yaradan!
Bu eser, Nizami Gencevi’nin bugüne kadar yapılan “Hüsrev ve Şirin” tercümeleri içinde, içerik ve anlatım bakımından aslına en uygun olanı olarak kabul görmüş ve Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığının katkılarıyla, anlamsal ve yapısallığına dokunulmadan Türkçeye aktarılmıştır.
