16 Sonuç Gösteriliyor

  • Coğrafya Öğretmeninin Ceketi

    Ağacı iri gövdeli, çalı çırpısı yaşam sevdalı ırmak; akıp gidiyor, kıvrılıp uzanıyor sonbahar sisinde kaybolup görünen obalara. Irmak yatağına sığınan köy ufak, mini minnacık. Köyün aşağısında ev; çatısı sarkık, boyu alçak, gözü korkak. Evde sadece dört kişi: bir adam, bir kadın; iki çocuk – biri oğlan, biri kız-.

    60,00
  • Hikayeler

    Azerbaycan dramaturg, şair, yazar, senaryo yazarı, yönetmen.
    Genç yaşta hayatına veda etmesine rağmen Lirik ve Satirik şiirleri, hikayeleri ve dram eserleri ile
    Azerbaycan tiyatro sanatının gelişmesinde büyük hizmeti olmuştur.

    Çocuklar yürek yakan bir sesle ağlıyor: “Anacığım, ölme!” deyip hıçkırıyorlardı. Ana gayri ihtiyari yavrularının yüzüne bakıp ağlamak istese de takati yetmiyordu. Yavaş yavaş gücünü kaybediyordu. Son nefesinde biçare ana tüm gücünü toplayıp kollarını açtı, yavrularını kucaklayıp öptü ve zayıf bir sesle dedi: “Yavrularım ben ölüyorum. Birbirinizden sahip çıkın. Öyle bir adam yok ki, sizi ona emanet edeyim. Aslan, sen onlardan yine biraz büyüksün, umudum sendedir. Aslan, oğlum, bari sen yavrularıma sahip çık. Allah’ım, üç yetim yavrumu sana emanet edip gidiyorum. Canım yavrularım!”

    125,00
  • Piyesler

    13 Mayıs 1943, Bakü / Azerbaycan doğumlu. Tam adı Elçin İlyasoğlu Efendiyev’dir. Eserlerinde kısaca Elçin adını kullanmaktadır. Elçin, ortaöğrenimini Bakü’de tamamladıktan sonra Azerbaycan Devlet Üniversitesinin Dil ve Edebiyat Fakültesinde öğrenim gördü. Bilim kurulunun kararıyla Azerbaycan İlimler Akademisi Nizami Dil ve Edebiyat Enstitüsüne asistan olarak kabul edildi. 1968’de Sovyet Yazarlar Birliğine üye olan yazar, Azerbaycan Yazarlar Birliği yönetim kurulu sekreterliğinde, Edebiyat ve Güzel Sanatlar gazetesinin redaksiyon heyetinde görev aldı.
    İlk hikâyesi 1959’da yayımlandı. 1970’te “Azerbaycan Bedii Nesri Edebî Tenkitte” adlı tez çalışmasıyla filoloji (dil ve edebiyat) doktoru oldu. Aynı zamanda Bakü Devlet Üniversitesinde edebiyat nazariyeleri profesörü olarak dersler veren Elçin’in hikâye ve romanları Rusça Almanca, İngilizce, Fransızca, Macarca, Arapça, İspanyolca, Farsça ve Türkiye Türkçesinde olmak üzere dünyanın belli başlı dillerinde yayımlandı. Kendisi de diğer dillerden çeşitli eserleri anadiline çevirdi.
    Elçin, günümüz Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden olup, hikâye, roman, eleştiri, senaryo, tiyatro yazarı olarak büyük ün kazanmıştır.
    Bu kitapta Elçin’in, Postanede Hayal adlı trajikomedisi, Ah, Paris, Paris! adlı komedisi ve Katil adlı drama eserleri yer almaktadır.

    135,00
  • Kılıç ve Kalem 1

    Eğitimci /“Neden ve kime karşı isyan etmek gerek? Bu tür fikirler kargaşayı daha da artırır, memleketin yabancıların eline geçmesini sağlar. Şu anda bize isyan değil, bilakis sağlam bir teşkilat lazım. Ancak bu teşkilat sayesinde güney ile kuzeyi birleştirebilir ve bağımsızlık fikrini öne sürebiliriz.

    Geçmişteki isyanlar bizler için ibret olmalıdır. Bir daha o yanlışları tekrar etmemeliyiz. Azerbaycan halkı isyankârdır. Buna diyecek söz yok. Lakin teşkilatsız olan her isyan bir mağlubiyetin başlangıcıdır. Azerbaycan halkı, Tuğrul Bey hükümete geçtiği zaman bu acı tecrübenin neticelerini görmüştür.

    Kuzey Azerbaycan’ın tümü halifeyi tanımadığı bir zamanda, halife on üç yaşındaki kızını altmış beş yaşındaki Tuğrul Bey’e vererek meseleyi kendi nezdinde halletti. O, Güney Azerbaycan’da seferberlik ilan etti, çünkü kuzeyin güneyle olan kardeşlik münasebetleri sağlam değildi.

    Bu acı tecrübeleri Alparslan, Sultan Melikşah, onun oğlu Muhammed ile kardeşi Berkyaruk’un arasında yaşanan çekişmeler zamanında da gördük. Fahrettin, işte bu yüzden sana diyorum ki; önce birlik, sonra isyan!”

    “Kılıç ve Kalem” tarihi romanında yazar, kılıcın sorumluluğunu ve şerefini, kalemin gücünü ve etkisini romanın başkahramanları üzerinden anlatmıştır. Halkın fiziki gücünü “kılıç” manevi gücünü “kalem” portresinde tanımlamıştır. Toplumsal olayların ilgi çekici bir şekilde tasvir edildiği romanda yazarın kendine has üslubu öne çıkmıştır.

    İki ciltten oluşan eser, Azerbaycan Kültür Bakanlığının katkılarıyla, Azerbaycan Kitaplarının Dünyada Tanıtılması Projesi kapsamında yayınlanarak okuyucuların beğenisine sunulmuştur.

     

    155,00
  • Uzak ve Yakın Türkler

    Azerbaycan’ın tanınmış edebiyatçılarından, Büyükelçi, Prof. Dr. Vilayet Guliyev’in bu kitabında az nüfuslu Türk boylarından: Karaimler, Polonya Tatarları, Litvanya Tatarları, Kumuklar ve Hakas Türklerinin tarihi, kültürü; sosyal, siyasî ve askerî alanlarda yetiştirdikleri önemli şahsiyetler konu edilmiş, bu Türk topluluklarının Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerine değinilmiştir. Kitaptaki olgu ve olayların çoğu ilk kez bilimsel düşüncenin dikkatine sunulmuş, geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türk topluluklarının birbirini daha iyi tanımasına hizmet etmesi amaçlanmıştır.

    YAZAR BİLGİLERİ:

    1996 yılında Vilayet Guliyev Azerbaycan Milli Meclisine (Milli Meclis) seçildi . Ekim 1999’da Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından Dışişleri Bakanı olarak atandı . 2004 yılında Guliyev, Azerbaycan’ın Polonya Büyükelçisi olarak atandı . O zamandan beri Polonya ile askeri-teknik mutabakat imzalanması gibi askeri işbirliğini kolaylaştırmada ve Polonya hükümetinin Azerbaycan petrol ve gazının Odessa-Brody-Gdansk boru hattı üzerinden Polonya ve Ukrayna’ya taşınmasına olan ilgisini artırmada önemli bir rol oynadı . [2] 2010 yılında Guliyev, Azerbaycan’ın Macaristan Büyükelçisi olarak atandı . 2022 Yılında Bosna-Hersek büyük elçi olarak çalışmaktadır.

    Akademik unvanlar ve eserler

    1990 yılında Guliyev, Filoloji alanında doktora derecesi aldı. 3 monografi ve 300’den fazla yayına imza attı. Guliyev ayrıca 12’den fazla kitap yazdı. Araştırmasının ana konusu, 19.-20. yüzyıllarda Azerbaycan, Rusya , İran ve Türkiye arasındaki ilişkilerde edebiyat ve uygulama tarihinin analiziydi . Vilayet Guliyev, Rusça, Türkçe, Arapça, İngilizce ve Farsça bilmektedir .

    320,00
  • Ahmet Cevat’ın Hayatı Ve Edebî Faaliyetlerinin Gence Dönemi

    Bu kitapta, 20. yüzyılın başında Azerbaycan’da özgürlük, İslam, Türkçülük fikirlerini yaydığı ve 1918 yılında Demokratik Cumhuriyet’in kuruluşunda gerçek bir fedakarlık örneği gösterdiği için Rus İmparatorluğu tarafından acımasızca öldürülen büyük bağımsızlık şairi Ahmet Cevat’ın Gence dönemi hayatı ve eserleri incelenmiştir. A. Cevat’ın Gence ile ilişkisi iki aşamada (1906-1919 ve 1930-1934 yılları) ele alınmıştır. İlk aşamada A. Cevat’ın Gence’deki eğitiminin ilk yılları, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin yanında gönüllü olarak savaşması, “Hayır Cemiyeti” aracılığıyla Türk halkına yaptığı yardımların yanı sıra Demokratik Cumhuriyet’in kurulmasındaki fedakârlığı anlatılmaktadır. İkinci aşamada ise şairin uğradığı zulüm ve baskılardan, başına gelen talihsizliklerden ve ünlü “Göy Göl” şiirinden dolayı kurşuna dizilerek idama mahkum edilmesinden söz edilir.

    Bu kitap; Azerbaycan Cumhuriyetinin
    Türkiye Cumhuriyetindeki Büyükelçiliği’ne bağlı
    Azerbaycan Kültür Merkezi’nin desteğiyle yayımlanmıştır.

    320,00
  • Doğu ile Batı Arasında Bir Mütefekkir AHMET AĞAOĞLU

    Bu kitapta,

    Ahmet Ağaoğlu’nun fikir dünyasını ve entelektüel birikimini yansıtan yazılar bir araya getirilmiştir. Ayrıca Ahmet Ağaoğlu’na ilişkin özel resim ve belge koleksiyonları kitapta yer almıştır.

    Kitapta, onun toplumsal meseleler üzerine yazdığı makaleler, kültür ve medeniyet anlayışını derinlemesine ele aldığı yazılar ve dönemin önemli olaylarına dair düşünceleri yer almaktadır.

    Ayrıca, Ahmet Ağaoğlu’nun Millî Mücadele sürecindeki rolü ve bu döneme dair kaleme aldığı yazılar da okuyucular için önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.

    Ahmet Ağaoğlu’nun Doğu ve Batı medeniyetleri üzerine yaptığı değerlendirmeler, hem geleneksel değerleri hem de modern fikirleri sentezleyen bir bakış açısı sunmaktadır.

    Bu yazılar, tarih, kültür ve medeniyet konularında farklı bir perspektif arayan okuyucular için değerli bir başvuru niteliği oluşturmaktadır.

    Ahmet Ağaoğlu’nun kendi hatıraları ve onun hakkında kaleme alınmış makaleler, düşünürün hayat hikâyesinin daha kapsamlı bir şekilde incelenmesi ve kavranması açısından büyük bir öneme sahiptir.

    Yazar Hakkında Bilgiler:

    Dr. Dilgam Ahmed, 1985 yılında Revan’da doğmuştur. 2003–2007 yılları arasında Bakü Devlet Üniversitesi’nde lisans, 2008–2010 yılları arasında ise yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. 27 Mayıs–13 Haziran 2014 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Uluslararası Ziyaretçi Liderlik Programı’na (International Visitor Leadership Program – IVLP) katılmıştır. 2025 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında doktorasını tamamlamıştır.

    Bakü’de faaliyet gösteren Çapar – Ulusal Mirası Araştırma Merkezi’nin başkanlığını yürütmektedir. Çalışmaları ağırlıklı olarak ilk Azerbaycan Cumhuriyeti (1918–1920) ve Azerbaycan muhacereti tarihi üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu alanlarda yayımlanmış başlıca eserleri şunlardır: Muhacirlerin Dönüşü (2017), Bir Yıldan Yüzyıla (2018), Muhacirlerin Mirası (2020), Azerbaycan Cumhuriyeti (2020), Berya Muamması (2022), Abdurrahman Fethalibeyli’nin Mektupları (2022), Cumhuriyet Bayrağı (2023), Türkiye’deki Azerbaycan Cemiyetleri (2023), Muhacirler Güney Azerbaycan’da (2024), Son Menzili İstanbul Olan Azerbaycanlılar (2024) ve Türkiye’de Bir Millet ve Hak Yolcusu: Mehmet Emin Resulzade (2025).

    Azerbaycan Cumhuriyeti ve Azerbaycan muhaceretine ilişkin olarak topladığı özgün koleksiyonlardan oluşan 30 sergi düzenlemiştir. Bu koleksiyonlar, Azerbaycan Millî Tarih Müzesi ile Azerbaycan İstiklal Müzesi’nde sergilenmiştir. Ayrıca Bakü’de sekiz üniversitede ve Marmara Üniversitesi’nde Azerbaycan Cumhuriyeti temalı sergiler gerçekleştirmiştir. 2025 yılında Washington ve New York’ta, Birleşmiş Milletler binasında sergiler düzenlemiştir.

    Yürüttüğü bilimsel ve kültürel faaliyetler dolayısıyla 2019 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından “Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin 100. Yılı (1918–2018)” jübile madalyası ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Ukrayna Azerbaycanlıları Birleşik Cemiyeti tarafından “Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti 100” (2018) ve Azerbaycan Gazeteciler Birliği tarafından “Hasan Bey Zerdabi” (2019) ödüllerine layık görülmüştür. 2025 yılında ise “Diaspor faaliyetinde hizmete göre” ve “Azerbaycan Matbuatı 150” madalyalarıyla taltif edilmiştir.

    650,00
  • Sırlar Hazinesi

    Günümüz Azerbaycan Türkçesine manzume olarak aktarılan eser, İslam ve Türklük bilincini yoğun bir şekilde işleyen Nizami, İslam ahlak ve ahkâmlarının doğru bir şekilde anlaşılması hususunda uyarılarda bulunmuş, bunun yanı sıra Peygamberin ve kendi dönemindeki insanların yaşantısıyla alakalı bilgiler vermiştir.

    1.150,00
  • Yedi Güzel

    Manzumenin mevzusu Sasani hükümdarı olan V.  Behram’ın hayatı ile alakalıdır. Ancak şair onun hayatını anlatırken yaşadığı dönemle alakalı eleştirel yaklaşımlarda bulunmuş ve romantik düşüncelerle dolu bir eser yaratmıştır. Yedi Güzel; hayat ve insan, tarih ve muasır dönem, padişah ve halk vs.

    1.250,00
  • Leyla ile Mecnun

    Leyla ile Mecnun” Nizamî Gencevî’nin meşhur “Hamse”sinin üçüncü kitabıdır. Genceli Nizamî halk arasında yayılagelen bu hikâyeyi kurgularken en küçük detayları dahi atlamamış, sanatın sert kanunları dairesinde işlemiş ve düzenli bir hâle getirmiştir. Nizamî, eserini oluştururken İbn-i Küteybe, Ebu Bekir Valibî ile Ebu’l-Ferec el-İsfahanî gibi Arap yazarlardan faydalansa da dağınık bir hâlde işlenen Leyla ile Mecnun hikâyesini kendi kültür hazinesiyle harmanlayarak ortaya özgün bir eser çıkarmıştır.
    Nizamî, bu mesneviyi yazdıktan sonra “Leyla ile Mecnun” tüm dünyada tanınan bir öykü hâline gelmiştir. Bu öykünün bu denli sevilmesine asıl sebep Nizamî’nin güçlü kalemidir. Nizamî’nin yazdığı Leyla ile Mecnun; Türk, Arap, Fars ve Hint edebiyatlarında yazılmış olan ilk Leyla ile Mecnun mesnevisidir. O yüzden bu eser Nizamî’den sonra yazılmış olan bu kültürlerdeki tüm Leyla ile Mecnun mesnevilerinin kaynağını teşkil eder.
    Günümüz Azerbaycan Türkçesine manzume olarak çevrilen eser, Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığının katkılarıyla anlamsa ve yapısallığına dokunulmadan Türkçeye uyarlanmıştır.

    1.350,00
  • Hüsrev ve Şirin

    Nizami Gencevi bu eşsiz söylenceyi yüksek şairlik istidadı ve bilgeliği ile kâğıda döken Türk dünyasındaki ilk ve en büyük şairlerden biridir.
    Yaşadığı çağın gereği olarak şiirlerini Farsça yazmak zorunda kalan Nizami, dönemin şahlarına sunduğu eserlerinde Türklüğünü gizleme yoluna gitmemiş aksine, açık bir şekilde beyan etmiştir.
    Bu eserde okuyacağınız ve sevgili eşinin ölümünün ardından yazdığı şiirin son mısralarında, eşinin ve o eşinden olan oğlunun, (Türkzadesinin) dolayısıyla kendisinin Türklüğünü net olarak ortaya koymaktadır:

    Ağyara gazaplı, bana mihriban,
    Gönül yoldaşımdı o nazlı canan.
    Türkler tek olmuştu bir göçe muhtaç,
    Türkler tek eyledi yurdumu taraç.
    O Türküm gittiyse bir gün çadırdan,
    Sakla Türkzademi sen, ey yaradan!

    Bu eser, Nizami Gencevi’nin bugüne kadar yapılan “Hüsrev ve Şirin” tercümeleri içinde, içerik ve anlatım bakımından aslına en uygun olanı olarak kabul görmüş ve Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığının katkılarıyla, anlamsal ve yapısallığına dokunulmadan Türkçeye aktarılmıştır.

    1.500,00
  • Selam Azerbaycan! – Salam Azerbaijan!

    Azerbaycan gerçekten de eși benzeri olmayan bir ülkedir.

    Sayılarının birkaç milyonu geçmesine rağmen turistlerin büyük çoğunluğu için bu ülke halen “bilinmeyen topraklar” olarak anılmaktadır. Burada yaşamış olan peygamberler ve evliyalar için yapılmış anıtlar, muhteşem sarayların süslediği kadim şehirle, sıcak deniz, kumlu plajlar, yüksek dağlar, Alpin çayırlar, nadir hayvanların bulunduğu milli parklar, füsunkâr milli mutfak ve nefis şaraplar, uygun hava bağlantısı, konforlu oteller ve iyi organize edilmiş hizmetlerle tamamlanmaktadır. Bu kitap okurlara, Azerbaycan’ı daha iyi tanımaları için yardımcı olacaktır. Bu ülkede misafirperverlik insanların olağanüstü karakteri, samimiyet ve hoşgörü ise davranış normlarıdır.

    1.590,001.990,00
  • Karabağ’ın Kara Kitabı / Black Book Of Karabakh

    Bu kitabin yazarları, sadece Dağlık Karabağ ihtilafının gidişatını anlatmakla kalmayıp, aynı zamanda gerçek sebeplerini ve en önemlisi Karabağ ve ona komşu yedi bölgenin Ermenistan tarafından işgalinin korkunç sonuçlarını anlatmaya çalışmışlardır. Anlatının merkezinde Ermeni işgalcilerin Azerbaycan’da işledikleri suçların kanıtları yer almaktadır.


    The authors of this book have tried not only to describe the course of the Nagorno-Karabakh conflict, but also to reveal its true reasons, driving forces and, most importantly, the horrific consequences of the occupation of Karabakh and seven adjacent districts of the Republic of Azerbaijan by Armenia. Evidence of the crimes committed by the Armenian invaders in Azerbaijan is at the centre of the narrative.

     

    1.590,001.990,00
  • Aziz Şehir Şuşa / Шуша Заветный Город

    Bu kitap, Karabağ Hanlığı’nın kurucusu Penah Ali Han tarafından 1752 yılında kurulan Şuşa şehrini anlatıyor, Şuşa, Karabağ’ın atan kalbi, Azerbaycan’ın ruhudur, Kendisini çevreleyen doğa gibi ilginç ve harikulade olan bu şehir, ülkeye ve dünyaya dahi şairler, harika besteciler, yetenekli mimarlar ve mükemmel sanatçılar yetiştirmiştir. Karışık bir kaderi olan bu şehir, işgal yılları da dahil olmak üzere acı dolu yıllar yaşamıştır. Ama bugün Şuşa yeniden canlanıyor. Yakında Azerbaycan’ın en çok ziyaret edilen turizm merkezlerinden biri haline gelecektir.


    Эта книга рассказывает о Шуше -городе, воздвигнутом в 1752 году волей основателя Карабахского ханства Панахали хана. Шуша – сердце карабаха, душа Азербайджана. Причудливый и дивный, как окружающая его природа, этот город подарил стране и миру удивительных поэтов, замечательных композиторов, талантливых архитекторов, прекрасных исполнителей. Его судьба была непроста. Он пережил немало черных лет, в том числе и годы оккупации. Но сегодня Шуша возрождается к жизни и скоро войдет в число самых посещаемых Aзербайджанских туристических центров.

     

    1.590,001.990,00
  • Şirvanşahlar’ın Bininci Yılı / Millennium Of The Shirvanshahs

    6. yüzyılda bugünkü Azerbaycan topraklarında Şirvanşahların mülkiyeti ortaya çıktı 9. yüzyılda bağımsız bir devlet haline geldi. Yaklaşık bin yıl boyunca Şirvanşahlar devleti bağımsızlığını korumayı ve hatta gelişmeyi de başardı. Kitapta, bu ülkenin yapısı, hükümdarları, akıllıca politikaları ve komşularıyla barış içinde bir arada yaşama arzusuna dayanan ince diplomasisi anlatılıyor.


    The estate of the Shirvanshahs appeared in the 6th century on part of what is present-day Azerbaijan, and it evolved into an independent state of that name as early as the 9th century. It managed to maintain its independence, and even flourish, for almost a thousand years. This book tells of the state’s structure, its rulers, their effective domestic policy and wise diplomacy, all based on a desire for peaceful coexistence.

    1.590,001.990,00
  • İskendername

    Türk edebiyatında, müstakil bir mesnevi olarak ilk defa Nizamî tarafından yazılmış bu eser daha sonraki çağlarda kaleme alınan İskendernâmeleri büyük oranda etkilemiştir. Şerefnâme ve İkbalnâme adları altında iki bölümden oluşan kitap İskender’in tarihî ve efsanevî yönlerini ele almıştır.

    1.800,00